Yükleniyor...


MANİFESTO

Bir tanımlama ya da benzetme yaparsak, mimari cevizin kabuğu ise, iç mimari cevizin iç kabuğudur. Mimari ya da iç mimari olarak bizim, projeyi herhangi bir tanımın sınırlarına mahkum etmemiz ne kadar doğru? Ya da bir projenin algısını, içeriğini, onaylanıp kabul görmesini, beğenilerimizi okşamasını ne kadar sağlayabiliriz? Beklentilerimizi ne kadar karşılayabilir? Günümüze gelene kadar mimari ve iç mimarinin geçirmiş oldukları değişim ve dönüşümler, birbirinin tam zıt fikirleri savunan manifestolarla oluşmuş akımlar, insanların ihtiyaçlarına ne kadar cevap verebildi?

Burada yaratmak istediğimiz farkındalık , iç mimaride oluşmuş anlam karışıklığını, dünyada ya da ülkemizde iç mimari yaklaşımı, bu konu ile ilgili yerleşmiş algının doğruluğunu, yanlışlığını test etmek değil; herhangi bir tanımın içine yerleştirmek de değil... Bugüne kadar yapılmış, beğeni kazanmış örneklerin özgünlüğünün sorgulanmadan alkışlandığı bir gerçek. Sektörde projelere imkan tanıyan işverenlerin çoğunun bir özgünlük kaygısından ziyade başarılı olmuş, beğeni kazanıp taçlandırılmış, kaynağı genellikle yurtdışında bulunan örnekleri kimi zaman bire bir taklit ettikleri bir gerçek. Olması gereken, kendimize has bir çıkış noktası, bir konsept oluşturmak yerine kendimiz olmaktan, kendimizi olduğumuz gibi göstermekten kaçınıp, başka kimliklerin arkasına saklanıp, bu maskeyi kullanmayı tercih ettikleri de bir gerçek.

Bu durumda ‘biz’ ne yapmalıyız? İç mimaride yapılmış projelerimiz, iç mimari olarak yapmış olduğumuz tanıma ne kadar cevap veriyor ya da yukarı taşıyor ve değer katıyor? İç mimari bir proje sadece güzel bir koltuk takımı ile nefis bir yemek masası ve bunu tamamlayan harika tablolar ve aksesuarlarla bir yaşam alanı oluşturmak mıdır? Dünyada tasarım tarihine geçecek yıldız tasarımcıların ürünlerini harika bir biçimde bir araya getirerek mekan oluşturmak mıdır iç mimari? Değil ise nedir?

Mimari bir cevizin kabuğu ise, iç mimari de bu cevizin iç kabuğudur diye bir tanım yaparken, mimarinin bize sağladığı (verdiği) 90olik duvarlara sadık mı kalmalıyız? Fonksiyon bize neyi emrediyorsa ona bağlı kalıp, projelerimizi; bir estetik değer katmamıza izin vermeyecek kurallara mahkum mu etmeliyiz? Yoksa bu cevizin kabuğunu kırmalı ve bulunduğumuz, koşullandığımız kalıpların ötesine mi geçmeliyiz? Ve bunu yaparken de bizi biz yapan, kendimiz olmamızı sağlayan, geçmişimizden gelip bizimle birlikte ilerleyip olgunlaşan kültürel yüklenmişliklerimizi, mesleki birikimlerimiz ile yoğurup korkmadan, çekinmeden ortaya mı koymalıyız? (Bunu söylerken tarihimizden gelen Osmanlı, Selçuklu motiflerini bezeme gibi mekana sıvamaktan bahsetmiyoruz.)

Bugüne kadar bu bahsettiğimiz yaklaşımın örneklerini pek fazlaca görüp tanık olamadığımız için tam olarak neyi kastettiğimi tanımlamakta zorlanıyorum, ama İşte tam da bu noktada cevizin kabuğunu nasıl kıracağımız sorusuna cevap vermek gerekiyor. Bunu ancak düşünce yapımızı sınırlandırmadan, belli koşullanmışlıklardan kurtularak yapmamız gerektiğini sanıyorum. Cevizin içinin esas ürün olduğunu düşünecek olursak (en azından bu yarışma için) kabuğunu kırarken çok fazla kuvvet uygulamanın içindeki ürüne de hasar vereceğini unutmamalı. Her şeyde geçerli olduğu gibi bunu yaparken de denge kurmalıyız.

ATİLLA KUZU
ArchIST Awards for Interior Design 2019, Organizasyon Komitesi Üyesi

ArchIST Awards For Interior Design ikinci yılında Atilla Kuzu’nun kaleme aldığı manifesto ekseninde düzenleniyor.
Ulusal ve profesyonel katılıma açık yarışmaya uygulaması tamamlanmış projelerle (son kategori hariç) başvurulabilir.
Yarışmanın ödülü, kategori kazananları için düzenlenecek Londra Tasarım Haftası gezisidir.

KATEGORİLER

YAŞAM ALANI
ÇALIŞMA ALANI
ALIŞVERİŞ ALANLARI
TİCARİ KONAKLAMA ALANLARI
EĞİTİM VE KÜLTÜR ALANLARI
HAYATA GEÇMEMİŞ KONSEPT PROJELER

YARIŞMA TAKVİMİ

  • Başvuru Başlangıcı 14 Aralık 2018, Cuma
  • Soru Sorma Son Gün 4 Ocak 2019, Cuma
  • Soru Cevapların İlanı 18 Ocak 2019, Cuma
  • Proje Teslim Son Gün 15 Şubat 2019, Cuma
  • Kısa Liste İlanı 4 Mart 2019, Pazartesi
  • Kısa Liste Proje Sergisi 21-22 Mart 2019, Perşembe-Cuma
  • Ödül Gecesi 22 Mart 2019, Cuma


JÜRİ ÜYELERİ

Ali Doruk
ALİ DORUK

İç Mimar

Banu Uçak
Banu UÇAK

Yüksek Mimar

Cem Tanrıkulu
Cem TANRIKULU

İç Mimar

Hüsamettin Koçan
Prof.Dr. Hüsamettin KOÇAN

Baksı Müzesi Kurucusu


Kurtul Erkmen
Kurtul ERKMEN

Yüksek Mimar

Sedef Orman
Sedef ORMAN

Derimod Yön. Kur.Bşk.Yrd.

Şebnem Buhara
Şebnem BUHARA

Mimar

Ümit Boyner
Ümit BOYNER

Boyner Holding Yön.Kur.Üyesi


Yalın TAN
Yalın TAN

İç Mimar

Zeynep Tuna Ultav
Doç.Dr. Zeynep Tuna ULTAV

Yaşar Üniv. İç Mimarlık Anabilim Dalı Başkanlığı

ORGANİZASYON KOMİTESİ

Ali DORUK (Net Mimarlık Kurucu)
Aslı SEKMEN (MIMARSIV Kurucu Ortak)
Atilla KUZU (ZOOM TPU Kurucu Ortak)
Görkem VOLKAN (GVDS Kurucu)
Hakan SEKMEN (Sekmen Partners Kurucu & Baykuşhane Sanat Koop. YK Bşk.)
İlkay ÖNGÜN (MIMARSIV Kurucu Ortak)
Jale KULİN (Jale Kulin İç Mimarlık Kurucu & Aura İstanbul Kurucu)
Levent ÇIRPICI (ZOOM TPU Kurucu Ortak)
Selection Ödül SponsoruMedya Sponsoru